Terapistin Arka Bahçesi

Yaşadığım, okuduğum her şey aynı kapıya açılıyor. terapistin arka bahçesine; duygularına ve hayatına.
Mesleki kimliğimize dair kırılması zor bir algı var toplumda. Terapistin, pembe panjurlu bir evde doğup çiçek bahçesi içinde yaşadığına dair. Oysaki ne büyük yanılgı. Hayatla temasın birçok meslek grubuna göre daha fazla olduğu bir kimlik psikolog olmak. Bazı durum ve duygularla direk temas ediyor, kimiyle temasa tanıklık ediyorsun. Ama gün sonunda o kimliği, bir önlük gibi bazen usulce çıkarıyor, bazen fırlatarak atıyorsun üzerinden. 

Çünkü terapist kimliğinden başka kimliklerinde mevcut bu hayatta. Ben kimliğin, evlat, eş, arkadaş, ebeveyn kimliğin. Ve kimlikler kırılabilir bu hayatta tıpkı danışanlarında olduğu gibi. Çünkü hayat bizler içinde terapi odasından ibaret değil. Bazen hemen öncesinde, yakınını kaybettiğin haberini alabiliyorsun ya da durumunun ağırlaştığını öğreniyorsun. Kimi zaman gecesinde sevgilinden ayrılabiliyor ya da ilişkindeki sorunlarla uğraşıyorsun. En yakınlarınla tartışmış, küsmüş, hayal kırıklığına uğramış, başarısız, kaybetmiş hissettiğin anlar mevcut. Daha gözyaşın kurumadan dik bir duruşla danışanının öyküsünü dinlemek için oda değiştiriyorsun ve terapist kimliğini devreye sokuyorsun. Seansta danışanına odaklanıyor, onun öyküsüne eşlik ediyor, yanında olduğunu ve onu koşulsuz kabul ettiğini hissettiriyorsun. Doğru sorularla, farkındalık kazanmasını sağlarken, sende de oluşan farkındalıkla birden aydınlanmış hissediyorsun. Bazen ışık saçıyor, bazen o ışığın hayatına yansımasını izliyorsun.

Gün sonunda odadan, merkezden çıkarken evlat, eş, ebeveyn, arkadaş kimliklerinle baş başa kalıp bazen çökük bir omuz bazen dik bir duruşla hayat denen o yolda kaldırımları adımlamaya devam ediyorsun. Tüm bunların içinde bazen bir de şu söylemle karşılaşıyorsun. ‘BİR DE PSİKOLOG OLACAKSIN!’

Terapist olmak, altın tepsilerle sunulan bir yaşam, yıldızlarla dolu bir hayat değil arkadaşlar. Dinlediğin her öykü de temas ettiğin her deneyimde bu da insana dair diyebilmek. Hayatın her duruma hakkı var diyebilmek. Canım çok acıyor ama biliyorum ki bir gün geçecek diyebilmek, bazen de buna kendini ikna edebilmektir terapist olma çabası. Ve gün sonunda iyi ki mesleğim demeye devam etmek.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir